29 Kasım 2018 Perşembe

AYASOFYA GARİPTİ,BEN AĞLAMAKLI


AYASOFYA GARİPTİ,BEN AĞLAMAKLI
Dolaştım İstanbul’u sabaha karşı
Aşiyan,Eyüp Sultan,Kapalıçarşı
İçimdeki hüzünle durdum önünde,
Ayasofya garipti,ben ağlamaklı
Şimdi Eyüp’teyim ben,sabah namazı
Hiçbir yerde bulamam burdaki hazzı
İndim Sultan Ahmet’e bir hüzün sardı
Ayasofya garipti,ben ağlamaklı
Gözlerim kan çanağı çıktım dışarı
Caminin tam önünde simitçi hacı
Kan kırmızı o çayda yine o vardı
Ayasofya garipti,ben ağlamaklı
Ne zaman, ne zaman Ayasofyam açılacak?
Ne zaman, içi yananlara su serpilecek?
Ne zaman, haçlının pis eli kırılacak?
Ne zaman, Ayasofyamda namazlar kılınacak?
Ne zaman, gülmeyen yüzler gülecek?
Ne zaman, akan gözyaşları silinecek?
Ne zaman, Ayasofyam tam bizim olacak?
Ne zaman, Fatihin hediyesi liyakatını bulacak?
Ne zaman, yok mu bu sese kulak verecek?
Ne zaman? Ne zaman? Ne zaman? Ne zaman?
ESAD ASLAN

ASIM KARABULUT -3 ŞİİRİ


HUZURLU OLUR
Düşen Mevla'nın derdine
Dalmaz dünyanın seyrine
Rağbet eder rabbisine
Daima huzurlu olur

Dertlileri dost edinir
Bakıp onlara imrenir
Dönüp Allah’a yalvarır
Daima , huzurlu olur
Zerre kadar kibir gütmez
Hem kendine varlık vermez
Tevazudan geri kalmaz
Daima , huzurlu olur
Merhamet eder her şeye
Zulmetmez hiç bir kimseye
Uymaz asla emmareye
Daima , huzurlu olur
Arifler yolundan gider
Teslim olur taat eder
Allah ile O'nu ister
Daima , huzurlu olur
Asim erer , rızasına
Katılır kulları arasına
Hem kul olur Mevla’sına
Daima , huzurlu olur
21.11.2018
Asim Karabulut
Deventer / HOLLANDA

---------------------------------------------------

MÜBAREK OLSUN

Allaha iman edenler
Rasulune biat edenler
İhtiyari mevt edenler
Cumanız mübarek olsun
Canda Canan’ı bulanlar
Zikrullah ile dolanlar
Aşk deryasına dalanlar
Cumanız mübarek olsun
Nefsi hesaba çekenler
Hem sırat mizan geçenler
Dünya , ukba geçenler
Cumanız mübarek olsun
Varlığından boşananlar
Benliklerinden aşanlar
Hak sevgisiyle coşanlar
Cumanız mübarek olsun
Hayırda önde olanlar
Gönlü sevgiyle dolanlar
Her an huzurda olanlar
Cumanız mübarek olsun
Kalp evi mamur olanlar
Sırlara vakıf olanlar
Cennet hullesi giyenler
Cumanız mübarek olsun
Asim Hak yolda olanlar
Hakikatlere erenler
Hakka layık kul olanlar
Cumanız mübarek olsun

23.11.2018

Asım Karabulut

Deventer / Hollanda
---------------------------------------------------

ALLAH SEVERSE

Allah severse kulunu
Ona bir çok hayır verir
Hem aydınlatır yolunu
Ona ilim , hikmet verir
Sevgisine mazhar kılar
Sevdiklerini sevdirir
Onu şerden uzak kılar
Kötüden nefret ettirir
Rızasını nasip eder
Onu irfana erdirir
Ona her an yardım eder
Güzellikleri yaşatır
Kendisiyle meşgul eder
Onu kemale erdir
Nefsini müslüman eder
Mutmainneye erdirir
Acar basiret gözünü
Hakikatları gösterir
Temizler onun özünü
Aslına rücu ettirir
Sözünü keskin kılar
Ayet , hikmet söyletir
Ömrünü hayırlı kılar
Hem rahmetine erdirir
Asim , onu mahrem kılar
Butun sırları öğretir
Kendine layık kul kılar
Daimi huzura erdirir

22.11.2018

Asım Karabulut

Deventer / Hollanda

19 Kasım 2018 Pazartesi

İSTEMEM



İSTEMEM

Senin teninde değmeyen,
Yağmuru istemem,
Meltemi istemem.

Sana yanmayan yıldızı, istemem.
Bülbüller söyleyecekse, seni söylesin...

Senden okumayan, Bülbülün
Ne söylerse dinlemem.

Özlemim sen olacaksan,Yansın yüreğim
Sılası sen olmayan vatanım,
Gurbet istemem vatan istemem.

Senden gayri bir aşkla kül olursa kalbim,
Bu kalbı istemem,
Sonu sana çıkmayan yollum,
Yönü istemem yollu istemem.

Kalbini fethedecekse,
Geçerim bin Sina’yı birden,
Yoksa neyime bu fethi,
İstemem mısrı, istemem cihanı.

Ben sultan Mehmed’im,
Önündeyim Konstantin'in,
Yakarım ben bu şehri,
Bir tebessümün için.

Ben senin ümmetinim,
Sensin benim efendim,
Senden gayrı senden başka,
Efendi istemem sevgi istemem.


 Muhammed Fatih Sultan Mehmed Han

23 Temmuz 2017 Pazar

EL HAYA ÜL VEL İMAN



EL HAYA ÜL VEL İMAN

Lebalep kopuk dolu sokaklara bir bakın
Çağdaşlık mağdaşlıkmış bırakın lan bırakın
Müsebbibi olanlar sevinip kına yakın

Bize ait değildir yanaşılan bu liman
Ne güne kaldık Ya Rabb el haya ül vel iman

Horoz ibiği gibi dikilmiş oğlan saçı
Boynunda sallanıyor katliamcının Haçı
Böyle ucube gençler ana babanın suçu

Yirmi birinci asır gidişat Ahir Zaman
Ne güne kaldık Ya Rabb el haya ül vel iman

Bekâreti zûl sayıp fuhşiyyata çabası
Modanın yırtığından görünüyor kabası
Anası da bilmiyor acep kimdi babası

Kemeri sıkıştırmış profil sanki keman
Ne güne kaldık Ya Rabb el haya ül vel iman

İnsanlık mefhumunu yuvasından uçurmuş
Arsızlık iksirini namusuna içirmiş
Türlü türlü metali derisine geçirmiş

Nedamet ne kelime uzağındadır eman
Ne güne kaldık Ya Rabb el haya ül vel iman

Dünya tersine döndü erkek peşinde kızlar
Ne suratı kızarır ne ar damarı sızlar
Dişi köpek misâli arsız kızı arsızlar

Uzak durun kuduzlar ısırmasınlar aman
Ne güne kaldık Ya Rabb el haya ül vel iman

Ar namus hayâ hicâb doğarken gitmiş sele
Oğlan büyük problem kız oğlandan mesele
Nur mahrumu suratlar kösele mi kösele

Bu öyle bir devir ki yamandan dahi yaman
Ne güne kaldık Ya Rabb el haya ül vel iman

Dünyasını kaplamış esrar eroin sisi
Beynine otağ kurmuş düşüncelerin pisi
Ne Ezan’a hürmet var ne de Vatan sevgisi

Salakların şahıdır bunlardan hayır uman
Ne güne kaldık Ya Rabb el haya ül vel iman

Düşman ilan etmişiz Hakk’a hizmet edeni
Üstelik gerekçesi medenilik nedeni
Atalarımız vahşi Vahşi Batı medeni

Çağdaşlık diye diye halimiz olmuş duman
Ne güne kaldık Ya Rabb el haya ül vel iman

HİDDETÎ’yem birazcık edebe müştak köyler 
Sesime kulak versin Ankara’daki beyler
Müştekiyim diyerek sayıp döktüğüm şeyler

Hakikâtler değil de keşke olsaydı güman
Ne güne kaldık Ya Rabb el haya ül vel iman

FİKRET OĞUZTÜRK

SAKARYA TÜRKÜSÜ



SAKARYA TÜRKÜSÜ

İnsan bu, su misali, kıvrım kıvrım akar ya;
Bir yanda akan benim, öbür yanda Sakarya.

Su iner yokuşlardan, hep basamak basamak;
Benimse alın yazım, yokuşlarda susamak.

Her şey akar, su, tarih, yıldız, insan ve fikir
Oluklar çift; birinden nur akar, birinden kir.

Akışta demetlenmiş, büyük, küçük, kainat;
Şu çıkan buluta bak, bu inen suya inat!

Fakat Sakarya başka, yokuş mu çıkıyor ne,
Kurşundan bir yük binmiş, köpükten gövdesine;

Çatlıyor, yırtınıyor yokuşu sökmek için.
Hey Sakarya, kim demiş suya vurulmaz perçin?

Rabbim isterse, sular büklüm büklüm burulur,
Sırtına Sakarya’nın, Türk tarihi vurulur.

Eyvah, eyvah, Sakaryam, sana mı düştü bu yük?
Bu dava hor, bu dava öksüz, bu dava büyük!..

Ne ağır imtihandır, başındaki, Sakarya!
Binbir başlı kartalı nasıl taşır kanarya?

İnsandır sanıyordum mukaddes yüke hamal;
Hamallık ki, sonunda, ne rütbe var, ne de mal.

Yalnız acı bir lokma, zehirle pişmiş aştan;
Ve ayrılık, anneden, vatandan, arkadaştan;

Şimdi dövün Sakarya, dövünmek vakti bu an;
Kehkeşanlara kaçmış eski günleri an!

Hani Yunus Emre ki, kıyında geziyordu;
Hani ardına çil çil kubbeler serpen ordu?

Nerede kardeşlerin, cömert Nil, yeşil Tuna;
Giden şanlı akıncı, ne gün döner yurduna?

Mermerlerin nabzında hala çarpar mı tekbir?
Bulur mu deli rüzgar o sedayı: Allah bir!

Bütün bunlar sendedir, bu girift bilmeceler;
Sakarya, kandillere katran döktü geceler.

Vicdan azabına es, kayna kayna Sakarya,
Öz yurdunda garipsin, öz vatanında parya!

İnsan üçbeş damla kan, ırmak üçbeş damla su;
Bir hayata çattık ki, hayata kurmuş pusu.

Geldi ölümlü yalan, gitti ölümsüz gerçek;
Siz, hayat süren leşler, sizi kim diriltecek?

Kafdağını aşsalar, belki çeker de bir kıl!
Bu ifritten sualin, kılını çekmez akıl!

Sakarya, saf çocuğu, masum Anadolu’nun,
Divanesi ikimiz kaldık Allah yolunun!

Sen ve Ben, gözyaşıyla ıslanmış hamurdanız;
Rengimize baksınlar, kandan ve çamurdanız!

Akrebin kıskacında yoğurmuş bizi kader;
Aldırma, böyle gelmiş, bu dünya böyle gider!

Bana kefendir yatak, sana tabuttur havuz;
Sen kıvrıl, ben gideyim, son Peygamber kılavuz!

Yol onun, varlık onun, gerisi hep angarya;
Yüzüstü çok süründün, ayağa kalk, Sakarya!..

Necip Fazıl KISAKÜREK

4 Mart 2014 Salı

BALLAR BALINI BULDUM KOVANIM YAĞMA OLSUN



BALLAR BALINI BULDUM KOVANIM YAĞMA OLSUN

Canlar canını buldum bu canım yağma olsun.
Assı ziyandan geçtim dükkanım yağma olsun.


Ben benliğimden geçtim gözüm hicabın açtım.
Dost vaslına eriştim günahım yağma olsun.


İkilikten usandım birlik hanına kandım.
Derdi şarabın içtim dermanım yağma olsun.


Varlık çün sefer kıldı dost andan bize geldi.
Viran gönül nur doldu cihanım yağma olsun.


Geçtim bitmez sağınçtan usandım yaz u kıştan.
Bostanlar başın buldum bostanım yağma olsun.


Yunus ne hoş demişsin bal u şeker yemişsin.
Ballar balını buldum kovanım yağma olsun. 


 YUNUS EMRE (k.s.)